Sakal, Bıyık ve Favori Ekimi | Dr.Terziler

Sakal, Bıyık ve Favori Ekimi

Sakal ekimi, bıyık ekimi ve favori ekimi

Erkeklerde sakal ve bıyık ilk çağlardan beri güç, tecrübe, güvenilirlik gibi birçok karakteristik özelliği temsil ediyor. Bunun yanı sıra karşı cinsi etkilemek açısından da önemli bir role sahip. Ancak gerek genetik, gerek çevresel ve yaşamsal şartlardan dolayı her erkek istediği gibi görkemli sakal ve bıyıklara sahip olamıyor. Bu kendinden hoşnutsuzluk hali, özgüven eksikliği ve psikolojik sorunları beraberinde getirebiliyor. Tüm bu nedenlerle sakal ekimi, bıyık ekimi ve favori ekimi, saç ekimiyle beraber her dönemde erkeklerin en çok yaptırdığı estetik operasyonların başında geliyor. Günümüzün en çok tercih edilen saç ekimi yöntemi olan Safir FUE tekniğiyle yapılan sakal ekimi, bıyık ekimi ve favori ekimi; erkeklerin kendi kıl köklerinden oluşan, ömür boyu kullanabileceği, doğal, sağlıklı ve gür bir sakal-bıyığa sahip olmasını sağlıyor. Sakal, bıyık ve favorisi dökülmüş olan, çıkmayan ya da yoğunluğu istenilen sıklıkta olmayan erkekler; bu ağrısız, hızlı ve konforlu yöntemle sadece birkaç saatlerini ayırarak hayatları boyunca hayal ettikleri estetik, heybetli ve erkeksi görünüme sahip oluyor. Sedasyon uygulaması ve saç köklerini canlandırıp güçlendiren ACell tedavisi ile kombine bir şekilde gerçekleştirilen sakal, bıyık ve favori ekiminde insanlar tümüyle acısız, rüya tadında bir operasyonla yepyeni bir imajın yanı sıra özgüvenlerini ve yaşam motivasyonlarını geri kazanıyor.

Sakal ekimi, bıyık ekimi ve favori ekimi nasıl yapılıyor?

Ekim başlamadan önce doktor kişinin taleplerini dinleyerek yüz, kıl ve cilt yapısına göre ekim alanını belirliyor. Belirlenen modele göre gerekli hesaplamalar milimetrik ölçüde yapılarak hangi bölgeye kaç greft (saç kökü) ekileceği planlanıyor. Saçlar derinden 45 derecelik, sakal ve bıyık ise 10 derecelik bir açıyla çıkıyor. Sakal, bıyık ve favorilerin cilde açıları çok az olduğu için bu tekniği uygulayacak operatör ve ekibinin becerisi ve uyumu büyük önem taşıyor. Ekim işlemi sonucu çıkacak kılların doğal ve kişinin orijinal sakal, bıyık ve favorileriyle bire bir uyumlu olması gerekiyor. Planlamanın ardından ekim işleminin ilk aşamasına geçiliyor. Bu aşamada greft’lerin toplanması için kişinin ense bölgesi tıraşlanıp sterilize ediliyor. Ardından anestezi hekimi tarafından kişiye analjezik (ağrı kesici) ve sedatif (rahatlatıcı) ilaç kombinasyonu veriliyor. Sedatif ilacın etkisini hemen göstermesi sayesinde kişi sakinleşip rahatlıyor. Bilinci açık olarak hafif bir uyku haline geçiyor. Sedasyon işleminin yatıştırıcı etkisi, kişinin, saç ekimi için baş bölgesine yapılacak olan lokal anestezi iğnelerini hissetmemesini sağlıyor. Kişinin herhangi bir acı veya ağrı hissetmeden geçirdiği bu yarı uykulu hal yaklaşık 10 dakika sürüyor. Lokal anestezinin etkisini göstermeye başlamasının ardından Amerika’dan ithal; içeriğinde vitamin, mineral ve ilaç bulunan ACell saçlı deriye “microneedle” adı verilen bir cihaz yardımıyla enjekte ediliyor. Saç köklerini canlandıran ve aktif olmayanları uyandırıp güçlendiren ACell sayesinde ekim işleminden en yüksek verim alınıyor. 

Ardından ikinci aşamaya geçiliyor. Saç kökleri donör (ense bölgesi) bölgeden mikromotorlarla büyük bir titizlikle alınıyor. Bu işlem yapılırken çok ince uçlar kullanılması ense bölgesinde tahribat oluşmamasını, diğer köklerin zarar görmemesini sağlıyor. Toplanan greft’ler özel bir solüsyonun içerisinde beklerken ekim bölgesinde kanal açma işlemi yapılıyor. Safir FUE tekniğine adını veren safir uçlu kalemlerle hedef bölgeye çok küçük, pürüzsüz ve sık mikrokanallar açılıyor. Sert bir kristal olan safir, keskinliğini kaybetmeyen yapısıyla saçlı deriye ve mevcut köklere zarar vermeden kanalların açılmasına imkan tanıyor. Bu sayede hem ekilen kökler açılan kanallara kolayca tutunuyor hem de deformasyon asgari düzeyde olduğu için kabuklanma azalarak hedef bölge hızlıca iyileşiyor. Üçüncü ve son aşamada ise greft’ler tek tek; açılan kanalların ve o bölgede bulunan kılların doğal çıkış açısına, yönüne ve kavisine uygun bir şekilde, tıpkı bir mücevher ustası titizliğinde ekiliyor. Bu noktada sakal ve bıyığın, bulunduğu yerdeki kılların kavisine uygun bir şekilde, doğru açıyla ekilmesi; hedeflendiği gibi doğal ve estetik bir görünüm elde edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Ekim işlemi uygulama alanına ve ekilen kök sayısına bağlı olmakla birlikte ortalama 4-5 saatte tamamlanıyor. Kişi estetik bir kaygı duymuyorsa aynı gün sosyal hayatına dönebiliyor. Ekim bölgesinde oluşan çok hafif şişlik ve kızarıklık birkaç gün içinde kendiliğinden geçiyor. Gerek donör gerekse hedef bölgede iğne başı büyüklüğünde kabuklanma oluşuyor. Dışarıdan neredeyse belli olmayan bu kabuklanma yaklaşık 15 gün içinde kendiliğinden geçiyor. 

Sakal, bıyık ve favoriler ne zaman uzayıp istenen görünümü alıyor? 

Operasyon tamamlandıktan sonra 15 gün içinde ekilen kıl köklerinin kabuklanma ve dökülme süreci başlıyor. Bu evre yaklaşık üç ay sürüyor. Üç ay sonra ise ekilen kökler istenen açı ve dolgunlukta, kişinin kendi sakal, bıyık veya favorisiyle uyumlu olacak şekilde uzamaya başlıyor; zamanla yeni yeriyle görsel bir bütünlüğe kavuşuyor. Bıyık, sakal veya favorilerin yaklaşık 6 ay içinde son şeklini almasıyla doğal, sağlıklı, hacimli ve estetik bir görünüm elde ediliyor. 

Sakal ekimi, bıyık ekimi ve favori ekimi sonrasında nelere dikkat edilmesi gerekiyor?
Estetik kaygılar taşımadığı takdirde kişi aynı gün sosyal yaşama ve günlük rutinlerine dönebiliyor. Operasyonu takip eden iki haftalık süreçte deniz, havuz ve solaryuma girilmemesi; yoğun güneş ışığından ve aşırı efor gerektiren sporlardan kaçınılması tavsiye ediliyor.

Randevu Formu

Dr. Terziler